Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
07 Eylül, 2008, 23:42
Futbolaktif Futbol Forumu
|
Türkiye'den Futbol
|
Turkcell Super Lig
|
Gençlerbirligi
| Konu:
Neden Anadolu
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
[
2
]
3
Gönderen
Konu: Neden Anadolu (Okunma Sayısı 2639 defa)
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #15 :
13 Aralık, 2007, 19:19 »
Orhan Şeref Apak
"G.birliği'nin unutulmaz simgelerinden..."
Orhan Şeref Apak, kuşkusuz, Gençlerbirliği tarihinin unutulmaz şahsiyetlerinden biridir. 1930’lardan 1960’lara kadar uzanan geniş bir zaman kesitinde, aralıklarla, Gençlerbirliği’nin idarî ve teknik yöneticiliğini yapmış; rahatlıkla söylenebilir ki, kulübün yapısını, karakterini, “huyunu” biçimlendiren izler bırakmıştır.
1906 doğumlu olan Orhan Şeref Apak, çok kısa bir süre futbol oynadı. İstanbul'da Süleymaniye kulübünün kadrosunda yer aldı; Orhan Öktem “Büyük Orhan”, o da “Küçük Orhan”dı. Ancak sakatlandı ve futbolu bırakmak zorunda kaldı. Futbol dünyasından kopmadı, derhal idareciliğe soyundu. Ondaki futbol yöneticisi cevheri o zamandan belliydi: Burhanettin Doğançay’ın dediği gibi: “Pek futbol oynamamıştı ama 19 yaşında İstanbul muhtelitini[karmasını] turneye gotürmüştü!” Varlıklı bir aileye mensup değildi. Memuriyet bulmak için Ankara'ya geldi. Protokol İşleri Daire Başkanlığına kadar yükseleceği Dışişleri Bakanlığına girdi. Futbol tutkusu sürüyordu. Ankara Altınordusu'nda [eski Ankara İdman Yurdu], Ankaraspor’da, başka anlatımlara göre Çankaya’da idarecilik yaptı. Bu sırada Gençlerbirliği’yle de yakından ilgilenmeye başlamıştı. 1936 Galatasaray kongresinde çıkan anlaşmazlık üzerine kurulan Güneşspor'un Ankara şubesini üstlendi, hatta 1938’e dek genel kaptanlık yaptı. Ancak 1938’den itibaren ilgisini ve mesaisini tamamen Gençlerbirliği’ne hasredecekti. (1960’ların sonlarında da kısa bir dönem Adanaspor’da yöneticilik yapmıştır.)
1940’lar boyunca, Orhan Şeref Apak Gençlerbirliği’nin kâh resmen kâh fiilen Umumî Kaptanı idi. Oyuncuların bütün meseleleriyle ilgileniyor, okul ve iş sorunlarını çözüyordu. Avni Bulduk, “Orhan Şeref Apak olmasa, Hasan Polat, Hasan Polat olamazdı” diyor: “Orhan Şeref Hariciye Vekaletinde memurdu ama harçlıkla marçlıkla idare ederdi Hasan Polat'ı. Çok zor şartlarda okumasına yardımcı oldu onun.“ Bulduk, kendisinin de, Orhan Şeref'in “cebinde büyüdüğünü söylüyor: “Ondan kopya aldım ben herşeyi.” 1940’lardaki Umumî Kaptanlığının son döneminde, 1949-50 döneminde Gençlerbirliği Başkanlığını yürüttü Orhan Şeref Apak. 1950’deki tartışmalı kongreden sonra bir müddet kulüpte aktif görevlerden uzaklaştı, zaten bu arada Futbol Federasyonu Başkanlığı yapmaktaydı. 27 Mayıs askerî müdahalesi döneminde, 1960-61’de Gençlerbirliği Başkanlığını yeniden emanet aldı. 1965’e dek kulübün yönetiminde yer aldı; “Orhan Bey”, diğer yöneticilerin hürmet ettiği, başlıbaşına bir müessese gibiydi o zaman...
Avni Bulduk’un anlatımıyla “haftaymdaki limonun parasının zor denkleştirildiği” zamanlarda kulübü ayakta tutmanın zorluklarından geçen bu üstad yönetici, doğal olarak, ziyadesiyle tutumluydu! 1960’ların başında takımın genç yıldızlarından olan Tugay Özçeri, “Orhan Şeref Apak fevkalade az para verirdi. Ama niçin verdiğini de bilirdi!” diyor. 1960’larda yönetimde bulunan Turhan Oğan, şöyle anıyor Onu: “Ayıp belki söylemek ama biraz fazla maddiydi. Para konularında ihtilafımız çok olmuştur. Futbol Federasyonu'ndayken millî takımın antrenmanı için sahamızı kullanırlar, bize para vermesi lazım, vermez...” Gençlerbirliği’nin 2. Ligde geçen çileli senelerden sonra İlhan Cavcav yönetiminde düze çıkışı sırasında da futbol kamuoyunda çok takılınan “tutumlulu” davranışının kurumsal köklerinde, Orhan Şeref’in güçlü damgasını unutmamalı!
Otoriterdi; “babacan” bir otoriter olarak hatırlanıyor. İnsanları hoş tutmayı bilen ve önemseyen birisi... “Rüzgârın Oğlu Zeynel”, “İnsan psikolojisini onun kadar iyi bilen az kişi tanıdım” diyor. Ve tabii, üst düzey bir Hariciye bürokratı olarak, “etiket kurallarını” iyi bilen, sporcuların “oturup kalkmayı bilmesine” önem veren, takımının daima “efendi gibi” davranmasına dikkat eden bir terbiyeci... Gençlerbirliği’nin “kolej takımı” olarak bilinmesinde, centilmenliğiyle nam salmasında, Orhan Şeref Apak’ın okul müdürü üslûbunu hatırlatan yöneticiliğinin payı gözardı edilemez.
Önceki sayfalarda aktarılan birçok anektoddan da anlaşılmış olmalı, “futbol ajanı” ve “teknik direktör” meziyetleri de üstündü, bu futbol adamının. Keşfettiği ya da doğru mevkiye oturtarak verimini artırdığı o kadar çok oyuncu vardı ki! Hafları solaçığa, açıkları içe çeker, sonunda mutlaka bir “buluş” yapardı. Teknik direktörlüğün kurumlaşmasına, yani 1960’ların ortalarına dek, yöneticilik yaptığı her dönemde Gençlerbirliği’nin takım tertibinde, oyun taktiğinde mutlaka parmağı vardı Onun. 1960’larda oyun anlayışına yaptığı katkıya, izleyen bölümde birçok vesileyle değinilecek.
Orhan Şeref Apak, sadece Gençlerbirliği’nin değil, Türk futbolunun unutulmaz şahsiyetlerinden biri. 1952-54, 1957-58, 1965-70 dönemlerinde üstlendiği Futbol Federasyonu Başkanlığı sırasında, devrimci denebilecek adımlar attı. Genç ve ümit milli takımların kurulması, 1. Millî Ligin, ardından 2. ve 3. liglerin örgütlenmesi, sistemli antrenör kurslarının açılması, Orhan Şeref Apak’ın gerçekleştirdiği projelerdir. Futbolun ülke sathına yayılması, Onun inisyatifinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle, Anadolu kulüplerinin kurucu kuşağının derin sevgi ve saygısını kazanmıştı. Hatta Eskişehirspor’un kurucu yönetimi, sırf Orhan Şeref Apak’a sevgi ve şükran ifadesi olarak, onun sevgili kulübünün, Gençlerbirliği’nin renklerini seçmiş, kırmızı-siyahı kuşanmıştır! Burhanettin Doğançay, “Hiç unutmam, ‘bir gün gelecek, milli kümede İstanbul'dan takım olmayacak’ derdi”, diye hatırlıyor ve devam ediyor: “Başka bir memlekette olsa, futbolun gelişmesine yaptığı hizmetlerden dolayı Orhan Şeref Apak'ın 10-12 heykeli dikilirdi en aşağı.” 1973 yılında hayata veda eden bu futbol üstadı, Gençlerbirliklilerin gurur simgelerinden biri olarak hatırlanacak.
Kaynak: Tanıl Bora, Ankara Rüzgarı, s. 117-120.
Logged
www.haydigencler.com
Futbolaktif Gold
Gold Uye
Gol Kralligi : 1453
Offline
Mesaj Sayisi : 1923
Ynt: Neden Anadolu
07 Eylül, 2008, 23:42
HEMEN UYE OLARAK SENDE ARAMIZA KATIL!
Kayitli
FaNTaSTiC_TR
Kaptan
Gol Kralligi : 1965
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 2107
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #16 :
13 Aralık, 2007, 19:22 »
Alıntı sahibi: RainE üzerinde 09 Aralık, 2007, 12:06
anadolu takımları olmasa bu lig çekilmess
ewet TRABZONSPOR olmasa tek bjk gs fb şampiyon olurdu
Logged
*_* BİZ TRABZONSPORLU DOĞDUK
TRABZONSPORLU ÖLÜRÜZ *_*
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #17 :
19 Aralık, 2007, 17:40 »
Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Kurban Bayramınız kutlu olsun!
Logged
www.haydigencler.com
Lxstany
Teknik Direktor
Kaptan
Gol Kralligi : 53
Online
Mesaj Sayısı: 8662
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #18 :
19 Aralık, 2007, 20:56 »
sağol abi hepimizin bayramı kutlu mutlu sağlıklı olsun
Logged
Futbol Aşktır! Aşk Futboldur!
http://fotosallamac.blogspot.com/
http://futbolanket.blogspot.com/
http://futbolforumu.blogspot.com/
http://ankett.blogspot.com/
utkujean
Yonetici
Forvet
Gol Kralligi : 1909
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 528
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #19 :
27 Aralık, 2007, 15:48 »
Anadolu takımları olmasaydı 3 büyüklerde olmazdı.
Logged
FENERBAHÇE
кαzιм кαzιм
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #20 :
01 Ocak, 2008, 22:02 »
2008 yılının Futbolaktif.com üyelerine sağlık, mutluluk ve başarı getirmesi dileklerimle,Yeni yılınız hayırlı ve uğurlu olsun.
Logged
www.haydigencler.com
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #21 :
16 Şubat, 2008, 18:26 »
21 Yüzyıl medeni ve gelişmiş ülkeler sportif alanlarda kendilerini daha ileriye götürmenin çalışmalarını,yeni şekillenmelerini daha iyi olmanın ciddi çalışmalarını yaparken,bizim yöneticilerimiz’de çağın ve Ülkenin gerçeklerine denk düşen öngörü ve planlarla sorunları halletmelidir,görünen öylemi ki acep
Ligdeki rekabetin,heyacanın,çekişmenin üst seviyede olması için bedel ödemeyi göze alarak sabırlı bir şekilde direnç göstererek istikrarlı ve de bilinçli bir şekilde istenilen seviyeye ulaşmak için kolayı değil zoru seçmek gerekmekte yoksa hileye,hurdaya,çirkinliklere,düzensizliklere teslim olup takılıp kalırsınız,kendinizi kurtaramaz karanlığa bir çıkmaz yola girip teslim olursunuz çaresizliğe.
Dürüst oyundan bahsederiz,uygulamaya geldiğimizde kaçarız,çünkü seviyesiz ahlaksız bir yapı var,şu an ne kadar saldırıp iyi konuma geçerim diye düşünen ve art niyetli eylemleri devam ettikçe avantajlı duruma geçip kazandığını sananlar kendini kandırıyor.
Büyüğüz diyenlerin mesajlarına dikkat edildiğinde bakın nelerle uğraşıyorlar,Yapılan spor ama sportmenliğe,centilmenliğe aykırı davranışlar,sporun doğasına aykırı halbuki büyüksen buna ihtiyacın olmamalı,bu sözde büyükler kendi camiasını,medayasını,federasyonunu,mhk’sini,vs resmi kurumlarını,taraftarlarını yani her kesimi bu yönde kullanmaktadırlar.
Değer yargılarımız o kadar değiştiki Avrupada yasak olan hakem etkileme olayı bizde maçtan önce belirlendiği günden itibaren hakemi zora sokup hata yaptırma,etkileme gibi davranışların ve de müsabakayı sporsal bir oyundan çıkarırarak bu futbol oyununu aldatmaca sonucu kazanmayı doğru görür oldu sayın büyüklerimiz
Futbol oyununu kurallarıyla sistem çerçevesinde adil uygulamadığınız zaman yapısını bozarsınız,Ligin bozukluğu,kalitesizliği büyüklerimizin sistem ve kural dışı oynamalarından kaynaklanmakta,bu durumdan tabikide en çok Anadolu takımları etkilenmekte,bizim sahte büyükler istedikleri kadar transferde yapsalar sistemi bozarak kural dışı oynama isteği,onlarında yapısının bozulmasına neden olduğundan dışarıda başarılı olamamaktadırlar çünkü rakibin yoksa rekabet’de yoktur.
Türk futbolunun bu ıslak zeminde kendi zeminlerini sağlamlaştıran büyüklerimiz avrupa arenasında birde sabitlenmiş düzgün bir ortama gelince nasıl kaybettiklerinin farkına bile varamıyorlar,daha doğrusu işlerine öyle gelmekte.Kural dışı yan etkenlerden,aldatmaca oyunlardan fayda sağlamak istemeleri vizyonlarını daraltıp rekabet ortamını rakiplerine tanımamaları kendilerininde dışarıda başarısız olmalarını sağlıyor.
Bir an önce Türk futbolunun siyasal yapılandırmaların,koltuk,çıkar ilişkilerinden,şahsi menfaetlerin etkisinden kurtarılıp amatöründen tutunda tüm lig ve kulüplerin ortak çıkarları doğrultusunda temelinde güçlü bir yapı kazandırılmasına çalışılması gereklidir.
Ortada bir gerçek var ülke futbolunun geride bıraktığı gerçekler bu sistem yapısıyla beklediğimiz başarıya ulaşmamız gerçekcimi,TRT VE Özel medyanın yancılığı ve amigo köşe yazarlarının taraflılığı dahil evet ilk şartı sistemimizin düzeltilmesi sonrada herkese eşit mesafede futbolun yasasını kimseye deldirmeden kriterlerini uygulamak,kişi kurumları küstürmeden,rekabet içinde kavga ettirmeden,camiaların sahada birinin diğerinden farkının olmadığını inandırarak o güveni vererek adalet eşit dağılırsa sistem düzene bir yola girmiş demektir.
Logged
www.haydigencler.com
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #22 :
08 Nisan, 2008, 01:08 »
Vicdanî karar verme hakkımız engellenemez!
Ligimiz bu sene gerçekten farklı bir çekişmeye sahne oluyor. Birkaç takım dışında neredeyse her takımın bir derdi var: bir yanda düşmemeye çalışanlar, diğer yanda ise şampiyonluğa oynayanlar. Bu ortamda futbol kamuoyunun şampiyonluk mücadelesine odaklanması da yeni bir şey değil belki ama diğer yanda hayatta kalma mücadelesi veren bu kadar çok takım varken maçların adilane yönetimi her zamanki gibi yine büyük önem taşıyor.
Durum bu iken, kendileri aleyhine ya da rakipleri lehine yapılan hataları abartarak gündemde tutmaya çalışan “3 büyükler”in tavrı ve medyanın tiraj uğruna tepedeki çekişmeye ve devamını sağlayacak koşullara odaklanması da aslında şaşırtıcı/yeni değil. Hep söylenegelen şeyin formülü basit aslında: İyi oynayan "şampiyon" olsun, yani "kendi aralarında oynayacakları maçı kazanan şampiyon olsun", yani "diğer takımlarla oynanan maçlarda bir şekilde kazan(dırıl)sınlar." Hem de kazasız belasız tarafından!
Çoğu durumda “figüranlık” bir yana “3 büyükler”in kendi aralarındaki “düğüm maçları”na varan yolda ayak bağı olarak görülen takımların haklarının bile ancak şampiyonluktaki rakiplerin kendi aralarındaki hesaplaşmada akla gelmesini kabul etmiyoruz. Medyanın sözüm ona objektif yorumcularının duyarsızlıklarını ve çifte standartlarını ifade etmenin sonuç getirici olmak bir yana “yine aynı terane”, “haklısınız ama…” diye başlayan yasak savmak kabilinden sözlerle geçiştirileceğinden de eminiz.
Ama elimizden başka türlüsü gelmediği için yine de haykırıyoruz:
Ligin lig olmasını sağlayan takımların önemli bir çoğunluğunun meşru haklarının bu kadar göz ardı edildiği bir ortamda vicdanlarımız ne kadar rahat?
Kendi dertlerine düşmeleri nedeniyle ister istemez rakip oldukları diğerleri aleyhine yapılan hatalara topluca tepki göstermekteki isteksizlikleri ve/veya yetersizlikleri hatırlandığında, “lige renk katan”ların içine düştükleri durumda kendi hataları olduğu da tabii ki söylenebilir.
Yalnız, bizim de çok temel bir hakkımız var: Rahat bırakın da tüm takımların olduğu gibi kendi takımımızın da kendi gücüyle başarılı olmayı hak edip etmediğini görelim ve neyse hakkımız ona gönül rahatlığıyla razı olalım.
Herkesi kendi vicdan anlayışıyla baş başa bırakmak en iyisi olduğuna göre, bırakın da en azından bu meşru hakkımızı kullanalım ve düşeceksek de dışımızdakilerden yana vicdanımız rahat olsun!
haydigencler.com
Logged
www.haydigencler.com
cihan_gençler
Defans
Gol Kralligi : -2
Offline
Mesaj Sayısı: 197
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #23 :
08 Nisan, 2008, 17:38 »
neden anadolu olduğu gb-gs ve fb-kys maçlarında belli oldu galiba
Logged
Bizim Sevgimiz Öylesine Değil,Ölesiye GENÇLERİM !
Ne okulu bitirmek,Ne bir genç kızı sevmek,tek dileğim seni şampiyon görmek GENÇLERİM
www.haydigencler.com
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #24 :
13 Nisan, 2008, 22:03 »
Ülkemiz’de çarpık yapının,çarpık anlayışın,çarpık ilişkilerin ürünü tetikçiler,eyyamcılar ve figüranlar sezon sonu yaklaşırken finalde yine kendini göstermeye başladı.
Düşünceleri futbolun felsefesine,ahlakına uygun doğruya olması gerekene değilde yanlışlarla,art niyetli mutlulukları çıkarları doğrultusundaki yanlış başarılara endeksli mutluluklarla kendini kandırıp kafalarını kuma sokanlar ülke futbolunu ve sistemini kural dışı oynayarak ne hale getirdiler kendi yöneticilerinin,futbolcularının,taraftarlarının yaptığı yanlışları görmezden gelinmesini medya aracılığıyla sağlıyarak bir de bu edepsizliğe fair play ödülü verilmesini sağlarlar kendi kendilerine. Büyüklük yanlışa sıkıca sarılmak olmamalı,yeniliklere ve değişimlere anlam veremezsin o zaman,kaybedeceğini anladığınızda futbolun sinsi yönlenlerinden faydalanmak olmamalı,medyanın paslarıyla,desteğiyle kendilerini aldatarak yanlışları düzeltmeden başarılı olacağınızı sanıyorsunuz.
Dünya’ya bir bakın göreceksiniz iyi futbolun nasıl oynandığını,yanlışın üzerinden ahlak dersi vererek,genel anlamda ortada ne bir zafer ne bir başarı var futbolumuzda var olan hezimettir yanlışlarınız her zaman medyaca topluma övünç,erdem,başarı ve bir devrim olarak olarak yansıtılmıştır.
Futbolun yasası herhangi birine farklı diğerine faklı uygulanmamalı,gücü olanın suç işleme özgürlüğü olmamalı,isimlere,renklere göre olmamalı adaletimiz.Acımasızlık kimseye bir şey kazandırmaz,başkalarının acısına bakıp adil olmayı beceremezseniz,merhametin kalbinizi yumuşatmasına izin vermezseniz,art niyetlice hak etmeden alınan puandan,acımasızca ve haksızca yenilmişin hakkını gasp edip emeğini çalarak nasıl iyi biri ve büyük oluyorsunuz ki.
Süper lig de yarım asır geçmiş hala futbolumuzdan çok yanlış unsurları,yanlış yönlerini konuşmaktayız ahlaki değerleri hiçe sayarak benim takımım şampiyon olsunda nasıl olursa olsun mantığı,zihniyeti.Futbolla ilgili tüm kişi,kurumların ve kuruluşların eteğindeki taşlar dökülmedikçe hesabı sorulmadıkça daha çok konuşacağız.Gerçek sorunlar tartışılmıyor,yapılması gereken yöne gidilmesinden ziyade,galip gelirlerse,şampiyon olurlarsa,işleri yolunda giderse iyi,yok tersi olurda yenik duruma düştüklerinde işler ters gittiğinde dönüp dolaşıp hakemi etkilemeye,infazına takılıyorlar.Gerçekleri çıkarlarına ters geldiğinden görmezden geliyorlar,yeni bir sayfa açalım bunu milat sayalım sıfırdan başlıyalım dedikleri bir gün sürüyor,bir gün sonra açtıkları beyaz sayfa simsiyah oluyor,Türk futbolunun bıraktığı şaibe mirası,akıllarınca kendilerini aklamaya tarafsız göstermeye,korunmaya, kollanmaya alıştırılmış sistemin kurallarını kendi lehlerine çevirerek rakiplerinin umutsuz panik içinde çırpınışlarından faydalananlar her yönüyle futbolumuzla birlikte batağa saplanmış durumda kısa günün karı,günlük çıkarlarla kendilerini kazançlı sana dursunlar hep birlikte batıyoruz,halbuki sistem dışına çıkmasalar kural dışı oynamasalar Türk futbolu ivme kazanır ve kalkınır,Ülke futbolumuza bu şansı tanımıyorlar,sorunun hakemden ziyade nerede hangi lobilerde olduğu bellidir,kuralları işlerine geldiği gibi,kamuoyunu yanlış yöne yönlendirmeye çalışmaları, gerçeklerin,doğruların peşinde değil kendi çıkarları uğruna yanlışın peşinde olduklarından yarım asırdır Avrupa arenasındaki başarıları ortada,daha kaç avrupa hüsranı yaşamayı düşünüyorlarsa.
Yenilmiyecek takım yoktur,her takım her takımı yenebilir futbolda bu yüzden güzeldir yalnız tabiki buna izin verilirse engellenmezse,ülkenin her türlü kurumlarının desteğini alıyorsunuz, Başbakanın,Cumhurbaşkanın,Genelkurmaybaşkanının ,valinin,belediye başkanlarının kapılarını
aşındırıyorsunuz,oralara gidip de adil olmayan bu hak dağılımından rahatsızızmı diyorsunuz?,kulüp yönetimlerinin,kulüplerini iyi yönetememesi ve borç içinde yüzdürmesi futbol yasalarının,kriterlerinin eşit adilane uygulanmaması bu hale getirdi bazı kulüplerimiz teslim bayrağını çekmiş futbolu siyasete ipotek etmiştir,tek başına kurtuluşu çare gören diğer kulübümüz ise o kapıları aşındırarak Federasyonu tüm kurullarıyla birlikte ele geçirmiştir,bir süre sonra yeni federasyon yönetimide bu çıkar savaşı yüzünden birbirine girer,MHK’den başlayarak ,Disiplin,gözlemciler,tahkim kurulları ve Milli takımlar yöneticiliği ve teknik heyetine kadar paylaşılamaz kaos da sürer.Eğer bu ülkede futbol şahıslardan,hükümetlerden,siyasi parti ve milletvekillerinden,kimi gruplardan bağımsız olamıyorsa,kendi karar alma organlarına bağlı olarak etkinliğini gösteremiyorsa birde yurt dışında Londra belediyesi veya Paris belediyesi diye bir takım duydunuzmu yani düşlediğimiz futbol siyasal odakların,şahısların,yöneticilerin çıkarı yönünde kullanılıp diz çöktürülüyorsa sistem çöküntü ve bataklık içinde demektir,ne sivrilerin ne de kuddusülerin de gitmesi bu bataklığı kurutmaz.
Pazarın ilk saatlerinde GS resmi sitesinin manşetiydi “beyaz sayfa”istenilen adeletti,çiceği burnunda Hasan Doğan federasyonundan,Fenerbahçenin özellikle Deivid’in penaltı düdüğüyle şekillenen üç puanından dolayı adalet istiyordu sarı kırmızılılar,bugün ne diyecekler acaba.?Dürüst oyundan bahsederiz bu şekilde aldığınız maçlardan sonra çıkıp bu şekilde alınan puanlara ihtiyacımız yok demeyi bile söyliyemiyecek kadar acizmisiniz,sorun sistem dışı oynamadan kaynaklanıyor,futbolun yapısını sağlamlaştırma yerine bozarak kural ve sistem dışı oynayanlar belli suçlu belli,mağdur belli,50 yıllardır suçluya mükafat mağdura ceza var futbolumuzda,hiç umuda heveslenmeyelim en iyisi.Federasyon değişti,MHK değişti yine önceki yıllarda olduğu gibi ezilen hakkı yenilen yine Anadolu,rüya kısa sürdü futbolsever yine aldatıldı aynı senaryo,yine aynı bizans oyunları,bizansın bir takımını 100’üncü yılında şampiyon yapan Ali Aydınlar,Mutlu Çelikler,Çetin Sarıgüller,Hamza Mısırlar ve İsmet Arzuman gibi vs hakemler gitti diye sevinirken yenileri türemeye başladı,sonradan anladıkki nöbet değişimi yapmışlar.
Yıllardır adil ve vicdanlı yönetimlere aç futbolseverler,çifte standart ve eyyamın sonunun gelmesi gerektiği halde formanın rengine göre her stat da farklı çalınan düdüklere yeter diyoruz artık,sahada adaleti sağlıyacağınıza birilerini tutup diğerlerinden ayrıcalıklı konuma getirirseniz ,her şehre her kulübe eşit mesafede durmazsanız ortada futbol yerine,ortalık vurgunculardan,sahtekarlardan,yalakalardan geçilmez olur.
Yenilikten,hakkaniyetten yana bir reform heyacanını yaşamak istiyorsak bu yolda ciddiyet yenilikler içeren doğru bir yönde,sistemde olamamız gerekmezmi,bizim ülkenin gerçekleri biraz farklı ideallerimiz için değil kendimiz ve ünvanımız için uğraşıyoruz.Bir an önce Türk futbolunun siyasal yapılandırmaların koltuk çıkar ilişkilerinden ve şahsi menfaet etkisinden kurtarılıp tüm lig ve kulüplerin ortak çıkarları doğrultusunda yani temelinde güçlü bir yapı kazandırılmasına çalışılmalı.
Çözüm tepeden tırnağa temizlik daha öncede belirttiğimiz gibi bir çok kez; bataklığın kurutulması yani esas sivrisinekler,kuddusüler o zaman sorun olmaz.
«
Son Düzenleme: 15 Nisan, 2008, 20:17 Gönderen: Antis
»
Logged
www.haydigencler.com
Lxstany
Teknik Direktor
Kaptan
Gol Kralligi : 53
Online
Mesaj Sayısı: 8662
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #25 :
14 Nisan, 2008, 01:43 »
valla konu ve konu için yazılan yazı süper ötesi tebrikler mutlaka sonuna kadar okuyun
Logged
Futbol Aşktır! Aşk Futboldur!
http://fotosallamac.blogspot.com/
http://futbolanket.blogspot.com/
http://futbolforumu.blogspot.com/
http://ankett.blogspot.com/
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #26 :
17 Mayıs, 2008, 12:49 »
Bu ülkede adam olmak zor.Daha zoru da adam gibi kalmak.Ama adamın var ise her şey kolay,çünkü kriterin olmadığı yerde tek şey güç.O nedenle gücü eline geçiren her istediğini yapmakta serbesttir.Bu sadece futbolumuz için değil,bu bir ülke gerçeğidir.
Sistemin tüm unsurlarıyla düzgün işlediği durumda kurtarıcıya gerek yok duyulmaz da çünkü kahraman sistemin ta kendisidir oralarda krallara,imraratorlara pek gerek duyulmaz.
Bu takım Milletin takımı belli bir kesimin değil,belli bir şehrin de , bir futbolcuyu Aday kadroya seçerken de formayı hak edene vermelisiniz,işinizi adaletli yapacaksınız teknik taktik yerine yanlış gaz vermekle,prim vermekle de olmaz.
Geçen bir yerde okudum A.Milli takım’da Fatih Terimin yardımcısı Oğuz Çetin’in yıllar önce kendisiyle ilgili anlattığı anılarında 7 yıl Sakaryaspor formasını giydim bir kere A.Milli takıma çağrılmadım.Fenerbahçe’ye transfer olduğum sezon daha resmi maç oynamadan hazırlık kampında A.Milli takıma çağrıldım,demek ki değişen bir şey yok,o zaman’dan bu zamana hiçbir şey değişmemiş.
Daha geçtiğimiz sezonlar da Rizespor’dan Beşiktaş’a gelen Koray Avcı’da geçen sezon Gençlerbirliği’inden Fenerbahçe’ye gelen Gökhan Gönül’de takımlarını değiştirmelerinin akabinde anında A.Milli takıma seçilmemişlermiydi.
İlerlemiş yaşıyla GS’de kadroya giremeyen ama A.Milli kadroya çağırılan Ergün Pembe bu sezon Gaziantep’de oynadığı için mi alınmıyor,sezonun ilk yarısında GS’de dahi kadroya dahi alınmayan ve de tutulmayıp,beğenilmediği halde kulübüne baskı yaparak bu adam bana lazım Sabri yi oynatın diyorsun aynı düşünceyi Kayserispor’da oynatılmayan Gökhan Ünal için neden düşünmüyorsun.
Mehmet Topuz ve Mehmet Yıldız daha ne yapsın? Biri takımına Türkiye kupasını kazandıran en önemli isimlerden biri,diğeride üçüzlerle şampiyonluk mücadelesinde en büyük katkıyı sağlıyarak takımının başa baş puanlara gelmesine sebep olan Sivasspor’un lokomotifi,bu çocukları bizans kabul etmese de onlar Türkiye’nin gönüllerinde vardılar ve olmaya da devam edecekler.
Faruk Süren’in GS’de başkan olduğu dönemde en kızdığı kişilerden biri Fatih Terimdir sebebi ise çok paralar harcatıp başarısız olunca da kulübü bırakıp kaçmasıdır demişti Fatih Terim için ,birde GS’nin bugününe bakın zor gününde takımını şampiyon yapan alt yapıdan ismi sanı duyulmayan Cevat hoca,süper lig’de başarılı hocamı Çankırı belediyespor’dan gelip de Gençlerbirliği Oftaş’ı çalıştıran Osman Özdemir örneğin,daha bir de yanlışları da olsa sırf Fatih Terim için harcanan Ersun Yenal var.
Herkes ailesini geçindirmekle yükümlü olduğu bakmak için daha zor mücadeleler vererek özverilerde bulunarak çok düşük maaşlar karşılığı hırpalanıp ne eziyetler çekmiyor mu bu ülkede yurdumun insanları,ya sizler,sizleri diğer profesyonellerden farklı kılan nedir,bedavaya mı yapıyorsunuz,bu yüksek paraları,sahte milliyetçilik numaralarıyla o zaman neden almadan yapmıyorsunuz bu görevleri,Türk futbolu’nunun ekolünden bahsedenler,İstanbul’un dışına çıkıp Anadolumuzun diğer şehirlerinin koşullarına bir baksın,Alt liglerin koşullarına bir baksın.
Futbolcusu,Hocası,Eli kalem kalem tutan yazarı ve de Anadolu şehrinden çıkıp da sırf menfaetleri için bizans’a giden yöneticisi,Sizleri Anadolu yetiştirmedi mi o zaman Anadolu’muz da bu kadar insan sıkıntı çekerken,bırak eğitimini çocuğuna bir ekmek götürmenin sıkıntısını yaşarken bu devlet asgari ücretliden dahi vergi alırken sizlerden göstermelik alınan kayda değer bir şeyler alınmadığı,muaf tuttuğu halde sizler daha doymadınız mı doğduğunuz,yetiştiğiniz Anadolu ya ihanet ediyorsunuz.
Not:Bu yazıyı Euro-2008 Finallere gitmek üzere seçilen millitakımımız için yazmıştım görüldüğü gibi Finallere kadar yapılan maçlarda kadroya çağrılan Mehmet Topuz,Mehmet Yıldız,Giray Kaçar,Gökhan Ünal vs bu isimler ne hikmetse finallere gelinince elendiler bu arkadaşlarımız şayet üçüzlerden birine transfer olsalardı Gökhan Gönül gibi sakat da olsalar çağrılacakları kesindi,bu çocukların suçu sözleşmeleri bittiğinde takımlarını satmamalarıdır,üçüzlere gitmemeleridir.
Örnekliyelim:Gençlerbirliği’nde futbolcularamızdan Belçikalı Filip Deams’e avrupaya geri dönüş yapmayı düşündüğünde tesadüf konuşma fırsatı bulup sorduğumda çocuğunun olduğunu yetiştirme ile ilgili gitmesi gerektiğini burdaki güzel ayrıntı ise şuydu cevabının devamında ,kendisinin sezon sonu sözleşmesinin bittiğini o zaman giderse kulübünün para kazanamıyacağını ama kulübüm beni devre arasında M.Gladbach'a satarsa 500 bin dolar kazanacak şimdi gitmem daha iyi olur demişti.
Evet arkadaşlar bu insanlara ne diyoruz her neyse boş verin,Şimdi kendi ülkemize dönüp kendi futbolcularımızdan örnek verelim gerçi bu örneklerden ülkemizde çok,Bizde Uğur Boral sözleşmesi devam eden parasını aldığı sezonun ortasında kulübünden habersiz gidip fenere imza atmıştır o kulüpte bir başka kulübün topçusuna kulübüyle anlaşması devam ederken 6 ay öncesinden imza attırmıştır,futbolcumuz yarım sezon parasını aldığı halde bizde bu şekilde oynamıştır,eden bulur dünyası,sizce bu durum etik ise ne kadar faydalı olduğunu söylemeye gerek yok,sezon sonu geldiğinde de bedava elini kolunu sallıyarak gitmiştir,örnekleri çoğaltacak olursak GS'den Emre vs FB'den Tuncay vs örnekler çok olduğu gibi bu sistemde de çoğalacağı da kesin ayrıca taraftara parmak gösteren,iddia,baahis,şike yapan,askerlik için yurt dışına kaçan,sakat da olsa bunlar kadroya çağrılır,bu formayı herkes giymemeli,bu forma parayla,pulla değerlendirilemez bu forma bu ülkenin namusu şerefidir sen bu şekilde yanlış yapanları ödüllendir kadroya alınması gereken oyuncularmızı cezalandır yani bu adamlardan Milli takım futbolcusu olsa ne olur ki,daha çok prim almak,daha çok para kazanmak tek düşünceleri para başka bir amaçları düşünceleri olduğunu sanmıyorum bu şekilde başarı gelmez,insanların bu dünyda bir şerefi bir haysiyeti bir onuru olmalı,her şey para olmamalı,başka bir gerçek de insanlar paralandıkça daha iyi olacaklarına bizim ülkemizde daha çok dejenere olmakta daha çok bozulmaktalar,paranın ön plana çıktığı toplumumuzda maalesef toplumsal değerlerimizi,kültürümüzü iyice kaybetmeye başladık.
Hayatlarını doğru yönde kazanan haklıdır,Amaca giden her yolu meşru gören çarpık zihniyetle hayatın hiçbir alanında işiniz olmamalı”haksızlık yapmak haksızlığa uğramaktan daha acıdır”.gs'den kaleci aykutu alsaydı o bile yeterliydi final için.
«
Son Düzenleme: 12 Ağustos, 2008, 23:53 Gönderen: Antis
»
Logged
www.haydigencler.com
jabag
Defans
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 140
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #27 :
17 Mayıs, 2008, 13:30 »
antis kardeşim yazıların gerçektende güzel... severek okuyorum.... emeklerine sağlık ...her cümlen çok şey ifade ediyor.yazılar uzun bile olsa tamamının okunmasını tafsiye ediyorum... yazılarının devamını bekliyoruz...
Logged
temeli sağlam atılmış yorumlarla : İDDAA MÜHENDİSİ...
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #28 :
26 Mayıs, 2008, 20:01 »
Teşekkürler,saolun
Logged
www.haydigencler.com
Antis
PAF Takimi
Gol Kralligi : 1
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 31
Ynt: Neden Anadolu
«
Yanıtla #29 :
26 Mayıs, 2008, 20:01 »
2007-2008 sezonunun ardından
Futbol oyununun gözardı edilemeyecek en önemli özelliği bir maç da bakarsınız hiç belli olmaz daha iyi daha kaliteli daha paralı olmanın daha tecrübeli olmanın da kazanmak için asla yetmiyeceğidir.Başarı gerçek takım ruhunun sporcu ruhunun dışa vurumudur tamamen anlayabilmek bununla bire bir mücadele edebilmek ve o seviyeye çıkabilmek için gerçek sporculardan kurulu bir birliktelik gerekir ki takımda arkadaşlık,birliktelik dayanışma ve buna bağlı sevgi,saygının üst seviyede olmasıdır,çoğu zaman ya da sadece en basitini oynamak,bir ekip karakteriyle senden üstün gibi duran veya görünenlere karşı bile.Örneğin bu sezon olduğu gibi Alex,Lincoln,Delgado ile şampiyon olamazsınız mesala Mehmet Yıldız veya Mehmet Topuz gibi yerli oyuncularınızla daha da başarılı olunabilirliği kanıtlandı.Büyük küçük takım yoktur bu sadece yaratılıp var edilmiştir kolay maçta yoktur maç bitmeden daha hiçbir şey belli olmaz,mücadele etmeyenin koşmayanın yetenek farkı ortaya çıkmaz,futbolu bonservis bedelleri ya da bütçeler değil sahadaki futbolcular belirler,burada sporun özüne doğasına uygun olan doğru olan nedir?Değerler,ilkeler,düzgünlük,dürüstlüktür ve hedefler şampiyonluklardan çok daha önemlidir.
29’uncu hafta birinizin Kayseri ile diğerinizin gençlerle oynadığı hafta sizlere ekstra 3 puan verilerek Sivasla aranızın açılmasına sebep olundu,çıkıp da böyle puanlara ihtiyacımız yok diyebildinizmi,diyemezsiniz çünkü her sezon ortası farklı sezon sonu farklı oynanan tekerrür eden oyun bu,naptınız sadece sesiniz kısıldı o ara.
Hayatlarını doğru yönde kazanan haklıdır,Amaca giden her yolu meşru gören çarpık zihniyetle hayatın hiçbir alanında işiniz olmamalı”haksızlık yapmak haksızlığa uğramaktan daha acıdır”Bu halinizle rezilliğin,utanmazlığın,pişkinliğin ve seviyesizliğin sınırının kalmadığı yönetimlere kapılanmak,ahkam kesmek,tribünlere oynamak,makbul adam olmak için için en makbul yol yaptığınız nedir? Sonuç olarak bonservis bedelleri,yıllık kazançları takım bütçeleri üzerinden sahte kahramanlar,yıldızlar üretmek,sahte destanlar,sahte sıfır başarılar üretmek sonuç olarak ise tam bir fiyasko,buna rağmen hala yanlış transferleri yapan,kontrol edilemeyen futbolcu keyfiyetini (milyonlarca dolar verdikleri)kurulamayan otoriteden sonra gereksiz bir şekilde suçluyu dışarda arayanlar takımınız zümrelerin,lobilerin,devletin,takımı olmasın,kazanmak için her yolu mübah görmesin,düzgün bir duruş ile mücadele ederek kazanacaksan bir anlamı var.kendini inkar ederek,ittifaklarla yalan dolanla kazanacaksan bir anlamı olmaz.
Dünyanın bir çok yerinde sistemi kontrölü elinde bulunduran pastanın tamamına yakını götüren,paylaşmayı sevmeyen sevilmez.Futbolumuzun gün geçtikçe sıkıntılı günler yaşadığı tribündeki kalitenin düştüğü ve sahada,tribünde ki seyircilerin her geçen hafta biraz daha azaldığı ligimizde rekabetin oluşabilmesi için heyacanın tükenmemesi için iyi bir lig çekişmesine ihtiyaç var o zaman futbolcular yıldızlaşacak,yetişecek kaybolmayacaklar hem de yeni gençlere güzel ve de iyi örnekler oluşacak.Bugün Avrupa ülkelerinde futbolun sistemi bu yönde,bu konuda toplumunun bilinçli olması sebebiyle insanlar daha çok kendi şehir ve yerel takımlarına sahip çıkmakta,buralarda başarının nedeni ise adilane rekabet ortamı kısacası.
Beyaz sayfalarla,ittifaklarla,federasyon,hakem,medya,devlet yardımıyla olan biten bütün haksızlıkları ne saçma sapan verilen,ne pas geçilen penaltılar,ne de ofsayttan atılan goller,verilmeyen kartlar,rakibin oyuncularına verilen sizlerle oynadığı maçta veya oynıyacağı maç öncesi haksız kartlarla diskalifiye olması,rakibin gol olacak pozisyonu ofsayt diye durdurulması,rakibin gol pozisyonunda hakem ilk yarı bitimi diye düdük çalıyorsa,çerçevedeki manzara aynı 50 yıldır değişen bir şey yok demektir yani bir de kalkıp verilmeyen kartlarla fair play ödüllerini alırken,centilmenlik ödülü aldırdığınız taraftarınıza da dönüp bana niye küfrediyorsun diye soruyorsunuz.
Ligimiz de başta sistem bozukluğu,sistemi kötüye kullanma dahil düzensizlik,yokluk,eksiklik ve tutarsızlıkların çoğunluk olduğu bir lig de birileri yaptıkları yanlışlara,art niyetliliklere,eleştiri odaklarına aldırmadan hala pervasızca bu işi götürmekte,bu şekilde gelen başarılarından,şampiyonluklarından sonra,bu sezona ait en önemli başarı öyküsü ise hiç kuşku yok ki Sivassporun,sezonun en başarılılarından biri olduğu gerçeğini kimse değiştiremez.Milyon dolarlar,eurolar harcanarak oluşturulmuş kadrolara karşı üstelik o kadrolardaki bir tek futbolcunun fiyatı kadar bile tutmayan bütçeleri ile,Alex,Lincoln,Delgado… maliyeti,popülaritesiyle karşılaştırıldıklarında,Mehmet Yıldız,Mehmet Topuz ve Gökhan Ünal’ın takımlarına katkısı daha anlamlıdır ama bu anlamlılık dahi onların Milli takıma seçilmesine yeterli olmamakta.
İşin içinde istenmeyen durumlarda olsa her şeye rağmen kendin den on katı fazla bütçesi olan üçüzlere karşı şampiyonun 6 puan gerisinde kalıp diğer ikisiyle puan puana tamamladıkları lig sonrası,Sivasspor dar bir kadro ile,maddi imkansızlıklarla kendi yağıyla kavrulan takdire şayan bir takım.
Yıllardır dönüp dolaşıp tekrar tekrar ettiğimiz konuştuklarımız hep aynı bir merdiven basamağı bile katedilen bir mesafe bir yol yok.Futbol basit bir takım oyunu,futbolu artık herkes oynuyor,futbolun temel doğrularını yapan kadrosunun kalitesine imkanlarına göre plan yapan çok koşan topu koşturan her takım fırsatları değerlendiriyorsa ve başarılı olunabiliyorsa siz yeterki kulüplerimize rekabet ortamını adaletlice sağlayın.
Burada anlatmak istediğimiz başka taraflara çekildiğinden netçe anlaşılması için bizim ne İstanbul şehriyle ne orada yaşayan insanlarla ne de oradaki diğer takımlarımızla bir sorunumuz da yok onlara sözümüz de yok,bu yazdıklarımız bazılarının işine gelmeyince işi siyasete vs vs başka bahanelere falan çarpıtabiliyorlar,buradaki bizans tabirimiz ise(hile,entrika) anlamında kullandığımız bir tabir bunun da o güzel şehrimizle ilgisi yok,buralardaki kelime oyunlarıyla ilgilenileceğine işin diğer yönüne bakarsanız konu netleşir,bizans tabirine ben bir örnek verebilirim bu sezon son maçına gelininceye kadar şampiyonlar ligine katılmasına kesin gibi bakılan Sivassporumuza ne olduysa son hafta bir anda bırak şampiyonlar ligini uefa’ya bile gidemediler inter toto’ya mecburen razı oldular,o haftaya kadar lig maçlarının büyük çoğunluğunu bu sezon 1-0 galibeyet galibiyetle alan gol kısırlığı çeken bir takım son hafta ne hikmetse 5 attı,son maç öncesi konuşulanlarla maç sonrası gelinen durum çok farklı oldu.
Amacımız Avrupada olduğu gibi taraftarlığın ve futbolumuzun genele yayılıp rekabet ortamının oluşması ve bu sayede Ülke futbolunda gelişme sağlanmasıdır bunun içinde futbolumuzun ve taraftarlığın üçüzlerin tekelinden kurtulması bizim davamız ve Anadolu sevdamızın özü bu iyice bilineki karışıklığa sebep olmasın,başka taraflara da çekilmesin,esen kalın
2008-2009 sezonu şimdiden hayırlı uğurlu olsun
Logged
www.haydigencler.com
Sayfa:
1
[
2
]
3
Futbolaktif Futbol Forumu
|
Türkiye'den Futbol
|
Turkcell Super Lig
|
Gençlerbirligi
| Konu:
Neden Anadolu
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Türkiye'den Futbol
-----------------------------
=> Turkcell Super Lig
===> Fenerbahçe
===> Besiktas
===> Galatasaray
===> Trabzonspor
===> Bursaspor
===> Sivasspor
===> Kayserispor
===> Ankaragücü
===> Denizlispor
===> Ist.Büyüksehir Belediye
===> Gaziantepspor
===> Gençlerbirligi
===> Hacettepespor
===> Konyaspor
===> Ankaraspor
===> Eskisehirspor
===> Antalyaspor
===> Kocaelispor
=> Bank Asya 1. Lig ( TFF 1. Lig )
===> Kartalspor
===> Sakaryaspor
===> Giresunspor
===> Orduspor
===> K.Erciyesspor
===> Malatyaspor
===> Karsiyaka
===> Samsunspor
===> Boluspor
===> Diyarbakirspor
===> Gaziantep B.B.
===> Altay
===> Manisaspor
===> C.Rizespor
===> Kasimpasa
===> Güngören Belediyespor
===> Adanaspor
===> Karabükspor
=> Turkiye'den Futbol
===> Taraftar Gruplari
===> Anadolu Uskudar
===> Göztepe
===> Bozuyukspor
===> Elazigspor
===> Mardinspor
===> Cankiri Belediyespor
===> Istanbulspor
===> Kirikkalespor
===> Corumspor
=> Kupalar ve Turnuvalar
===> Fortis Turkiye Kupasi
=> Turk Futbol Tarihi
-----------------------------
Avrupa'dan Futbol
-----------------------------
=> UEFA Sampiyonlar Ligi
=> UEFA Kupasi
=> Ingiltere Ligleri ve Kupalar
=> Ispanya Ligleri ve Kupalar
=> Almanya Ligleri ve Kupalar
=> Italya Ligleri ve Kupalar
=> Avrupa'dan Futbol
-----------------------------
Dünya'dan Futbol
-----------------------------
=> Dünya Kupasi
===> 2010 Dünya Kupasi Güney Afrika
===> 2014 Dünya Kupasi Brezilya
=> Latin Amerika Ligleri
===> Copa Libertadores
=> Asya Ligleri
=> Afrika Ligleri
===> Afrika Kupasi 2008
=====> A Grubu
=====> B Grubu
=====> C Grubu
=====> D Grubu
=====> Afrika Kupasi Çeyrek Final
=====> Afrika Kupasi Yari Final
=====> Afrika Kupasi 3.lük Maci
=====> Afrika Kupasi Final
=> Dunyadan Futbol
-----------------------------
Futbolaktif Magazin
-----------------------------
=> Iddaa ve Bahis Yorumlari
===> Tutan Kuponlar
===> Altan Simsek'in iddaa Tahminleri
===> jabag'in iddaa Tahminleri
=> Futbol Magazin
=> Spor Yazarlari
=> Multimedya
===> Futbolcu Resimleri
===> Gol Videolari
=> Oyunlar
===> Fifa Serileri ve Fifa Turnuvalari
===> Pro Evolution Soccer
===> Championship Manager
===> Football Manager
=> TV'de Futbol
=> Futbol Nedir?
=> Serbest Atis
===> Anket
-----------------------------
Futbolaktif
-----------------------------
=> Arsiv
===> Euro 2008
=====> Euro 2008 A Grubu
=====> Euro 2008 B Grubu
=====> Euro 2008 C Grubu
=====> Euro 2008 D Grubu
=====> Euro 2008 Ceyrek Final
=====> Euro 2008 Yari Final
=====> Euro 2008 3.luk 4.luk Maci
=====> Euro 2008 Final
=====> Lxstany'nin Kaleminden Euro 2008
1 Saat
1 Gün
1 Hafta
1 Ay
Her zaman
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Powered by SMF 1.1.5
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Dost Siteler :
Seri İlan
Anket
Fotokopi
Fotokopi
Radyo
Anketler
Tatil
Bu Sayfa 0.407 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu
Yükleniyor...